Hayat bisiklete binmek gibi…

Türk gemi inşaat sektörünü en azından müşterilerim nezdinde yakından takip ediyorum. Hakikaten çok parlak ve geleceğe daha umutlu bakmamızı destekleyen işler çıkartıyorlar.

Geçtiğimiz günlerde bir tersanede endüstriyel vakumla ilgili bir toplantıya katıldım. Orada yaşadığım bir tecrübeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bir tersanemizde endüstriyel vakum sistemlerinin kurulumu ile ilgili konuşuluyor. Toplantımız esnasında genç bir mühendis arkadaşımızın bize söylediğini mealen buraya alıyorum; ‘Biz eskiden böyle kapsamlı bir vakum  sisteminin kurulması için doğrusu pek de uğraşmazdık. Ama şimdi yabancılarla yapılan işbirliklerinden edindiğimiz tecrübe ve yurt dışına yaptığımız işlerin buradaki gözlemcilerinin aktardıkları bizim iş yapış tarzımızı da değiştiriyor.‘ Konuştuğumuz konu, üretim alanlarındaki kaynak kalıntılarının, metal kırpıntılarının sürekli olarak bertaraf edilebilmesi, böylece atölyelerin iş güvenliğinin ve nihai olarak üretim kalitesinin artırılması.

Malumunuz, ‘Sirayet etmek’ diye bir kavramımız var; ‘geçme, yayılma’ gibi anlamlara geliyor. İnsan neyi görüyorsa, o ona zaman içinde sirayet ediyor. Her zaman söylerim; hayat bisiklete binmek gibi; gideceğin yere doğru bakman, bisikletinin oraya doğru yönlenmesi için yeterli. Gemi inşaat sektörümüz de iyiye ve sonuç olarak aydınlık bir geleceğe bakıyor. Şüphesiz bizim gözümüz de orada.

Sevgi ve saygıyla,

Mustafa İlgün

 

ilgun

Write a Reply or Comment